turkish

Basın Bülteni

Mart 16, 2026

"Ramazan Ayında Mescid-i Aksa'nın Kapatılması: Siyasi ve Hukuki Boyutlar ile Yansımaları" Sempozyumun Sonuç Bildirgesi

"Ramazan Ayında Mescid-i Aksa'nın Kapatılması: Siyasi ve Hukuki Boyutlar ile Yansımaları" Sempozyumun Sonuç Bildirgesi

Sonuç Bildirgesi

"Ramazan Ayında Mescid-i Aksa'nın Kapatılması: Siyasi ve Hukuki Boyutlar ile Yansımaları" Sempozyumu

Parlamenterler Arası Kudüs ve Filistin Platformu tarafından düzenlenen, çeşitli ülkelerden parlamento bünyesindeki Filistin komisyonu başkanları, milletvekilleri ve siyasi şahsiyetlerin katılımıyla gerçekleştirilen "Ramazan Ayında Mescid-i Aksa'nın Kapatılması: Siyasi ve Hukuki Boyutlar ile Yansımaları" başlıklı siyasi ve parlamenter sempozyumun sonunda katılımcılar aşağıdaki hususları teyit etmişlerdir:

Birinci: İsrail işgalinin, İran'a yönelik saldırganlığını ve dünyanın bu durumun yansımalarıyla meşgul olmasını, Kudüs şehrindeki planlarını ilerletmek için suistimal etmesini kınıyoruz. Buna; Mübarek Mescid-i Aksa'nın kapatılması, Ramazan ayı boyunca ibadet edenlerin Cuma ve Teravih namazlarını kılmalarının engellenmesi ve son on günde itikâfa girilmesinin yasaklanması yoluyla Filistin halkına yönelik saldırıların tırmandırılması da dahildir. Bu durum; ibadet özgürlüğünün, uluslararası hukukun ve dini kutsalların korunmasını güvence altına alan uluslararası sözleşmelerin açık bir ihlali olarak kabul edilmektedir.

İkinci: Bu önlemlerin, Kudüs'ün 1967'deki işgalinden bu yana tehlikeli bir emsal teşkil ettiği vurgulanmaktadır. Bunlar; Mescid-i Aksa'daki Filistinli varlığını azaltmayı, yerleşimci baskınlarını genişletmeyi ve zaman ile mekan paylaşımı planlarını dayatacak koşulları yaratmayı amaçlayan sistematik bir politikanın parçasıdır.

Üçüncü: İşgalin "kamu güvenliği" veya "olağanüstü hal" bahanesiyle ileri sürdüğü gerekçeler reddedilmektedir. Bunların, Mescid-i Aksa üzerinde İsrail egemenliğini dayatmak ve İslami Vakıflar Dairesi'nin yönetimdeki tarihi rolünü baltalamak için kullanılan bir siyasi kılıf olduğu teyit edilmektedir.

Dördüncü: Lübnan ve İran'a yönelik askeri saldırganlığı kınıyor; işgalin bölgesel gerilimi, Mescid-i Aksa ve Kıyamet Kilisesi'ni ibadet edenlere kapatarak ve yerleşimci baskınlarını artırarak Kudüs'teki planlarını uygulamak için kullanması konusunda uyarıda bulunuyoruz. Bu durum, tüm bölgeyi ateşe atma tehdidi taşımaktadır.

Beşinci: Mübarek Mescid-i Aksa'nın, tüm alanıyla birlikte sadece Müslümanlara ait bir ibadet yeri olduğu ve İsrail işgalinin Kudüs şehri ile buradaki İslami ve Hristiyan kutsalları üzerinde hiçbir egemenliğinin bulunmadığı teyit edilmektedir.

Altıncı: Kudüs'teki İslami ve Hristiyan kutsal mekanları üzerindeki tarihi Haşimi Vesayeti'nin önemi ile Mescid-i Aksa'nın korunması ve mevcut tarihi ve hukuki statünün (Status Quo) sürdürülmesindeki rolü vurgulanmaktadır. Ayrıca, Ürdün İslami Vakıflar Dairesi'nin, camiyi yönetmeye ve girişleri düzenlemeye yetkili tek yasal kurum olduğu belirtilmektedir.

Yedinci: Mescid-i Aksa'ya yönelik artan İsrail ihlallerini durdurmak, ibadet özgürlüğünü güvence altına almak ve yerleşik tarihi ve hukuki statüyü korumak için bölgesel ve uluslararası düzeylerde parlamenter ve diplomatik faaliyetlerin yoğunlaştırılması çağrısında bulunulmaktadır.

Sekizinci: Caminin savunulmasında halk tabanı, parlamento ve siyaset dünyasındaki çabaları birleştirmek; kimliğine, dini ve tarihi statüsüne yönelik tehditlere dikkat çekmek amacıyla her yıl düzenlenecek olan "Uluslararası Mescid-i Aksa'yı Koruma Günü"nün başlatılması desteklenmektedir.

Dokuzuncu: Kudüs'e ve kutsallarına destek vermek, Mescid-i Aksa'yı hedef alan İsrail politikalarına karşı koymak amacıyla her yıl Ramazan'ın son on gününün bitiminde bir "Küresel Parlamenter Kudüs Günü" düzenlenmesi önerisi benimsenmiştir.

Onuncu: Kudüs ve Mescid-i Aksa'yı destekleyen hükümetlerin, kuruluşların ve parlamentoların çabaları —gerek doğrudan mali destek gerekse kutsalları korumayı ve Filistin halkının direnişini (sumud) güçlendirmeyi amaçlayan projeler yoluyla olsun— takdirle karşılanmakta; bu girişimlerin yoğunlaştırılması ve genişletilmesi gerekliliği vurgulanmaktadır.

Sonuç olarak; katılımcılar, Mübarek Mescid-i Aksa'nın korunmasının İslam ümmetinin ve dünyanın özgür halklarının ortak sorumluluğu olduğunu vurgulamış; parlamentoları, hükümetleri ve uluslararası kuruluşları İsrail ihlallerini sona erdirmek ve ibadet özgürlüğünü garanti altına almak için ciddi ve somut adımlar atmaya çağırmışlardır.

Parlamenterler Arası Kudüs ve Filistin Platformu 16 Mart 2026, Pazartesi

undefined-new

Parlamenterler Arası Kudüs ve Filistin Platformu, Sekiz Ülkenin Mescid...

Parlamenterler Arası Kudüs ve Filistin Platformu, sekiz Arap ve İslam ülkesinin yayımladığı ve İsrail işgal makamlarının Mescid-i Aksa’yı ibadet edenlere kapatma kararını sert bir dille kınayan ortak ...

Devamını Oku

undefined-new

Parlamenterler Arası Kudüs ve Filistin Platformu, Bölgede Artan Gerili...

Parlamenterler Arası Kudüs ve Filistin Platformu, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in İran ve Lübnan’a karşı yürüttüğü askeri saldırıyı en güçlü ifadelerle kınamaktadır. Platform, bu saldırının b...

Devamını Oku

undefined-new

Gazze konusundaki Güvenlik Konseyi'nin son kararı hakkında Parlamenter...

Parlamenterler Arası Kudüs ve Filistin Platformu, yasalar ve uluslararası referanslarla ilgilenmenin seçici olmaması veya geçici siyasi düşüncelere tabi olmaması gerektiğini doğrular. Çünkü Filistin h...

Devamını Oku

العضوية في المنظمات الدولية